Arkadaşımla birlikte üniversiteden mezun olduktan sonra
ikimizde aynı şirkette işe girdik. Ben şirketin pazarlama bölümüne girerken, o
da finans ile ilgili alandaydı. İkimizde şirketin satış, hesaplama yani para
işleriyle uğraşıyorduk. Farklı farklı alanlar olsa da, benzer yanları da yok
değil.
Birlikte şirket içinde sorunsuz 3 yılımızı geçirdik.
Ardından kariyerimiz için şu an nereye geldik, neler yapmalıyız diye düşünmeye
başladık. Çünkü kendimizi geliştirmek ve iyi bir kariyer sahibi olmak
istiyorduk. Kendim açısından bakınca, pazarlama alanında iyiydim fakat
müşteriler ile bazen iletişim sorunu yaşayabiliyordum. Ve onlar ile empati
kurmakta zorlanıyordum. Arkadaşım ile de konuşunca, onunda finans konusunda
kendisine ait bazı sorunları varmış. Ne yapabiliriz diye düşünürken, karşımıza
İstanbul Business School’un eğitim programları çıktı. İnceleyip, araştırdıktan
sonra kayıt olmaya karar verdik.
İstanbul Business School’da ihtiyacım olan pazarlama iletişieğitimi alırken, arkadaşımda finans eğitimi aldı. Micro MBA eğitimi ile
pazarlama alanında ki bilgilerimi pekiştirdim. İnnovatif fikirlerin, güncel
konuların yer aldığı ve deneyimli eğitmenlerin birleştiği çok güzel bir eğitim
aldım. Arkadaşımda finans sektöründeki gelişen olayların örneklerini, sektörün
deneyimli isimlerinden eğitim alarak, onların deneyimlerinden yararlanmış oldu.
Finans eğitimi sırasında gerçek olaylar üzerinden dersleri işleyerek, gerçek iş
dünyası deneyimleri paylaşılmış. İkimizde 4 hafta sonra eğitimlerimizi
tamamladığımız da kariyerimizin gelişimi açısından, iyi ki böyle bir eğitim
aldık diyerek, işlerimizin başına daha deneyimli olarak geri döndük.







